BilMÖK 2010!
Bilgisayar Mühendisliği Öğrencileri Kongresi, ya da kısaltılmış haliyle BilMÖK, her sene farlı bir üniversitenin ilgili kulübü tarafından düzenlenen, katılımcıların yeni kişiler ile tanışmasını sağlayan, bilişimin geleceği ve problemlerin tartışıldığı ticari olmayan bir etkinliktir.
Bu yıl İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nü temsil etmek üzere ben, Numan ve Basri katılmış bulunmaktayız.
Biletlerimiz 24 Şubat Çarşamba gecesi hareket etmek üzere alınmıştı. Tam da asker uğurlama zamanına geldiğimiz için otogar ve otobüsler oldukça kalabalıktı. Aradan sıyrılmayı başardık ve yola çıktık.
İlk günümüz dolaşmak ve otele giriş yapmakla geçti. Bu sırada Numan'ın Pamukkale Üniversitesi'ndeki arkadaşları ile tanıştık. Kısa sürede kaynaştıktan sonra bir daha da ayrıldığımızı söyleyemem. Otelde sunulan akşam yemeğinden sonra yorgunluğun etkisiyle odalara dağıldık.
Cuma günü oturumlara katılmak üzere Selçuk Üniversitesi 30 Ağustos Salonu'na geldik. Oldukça büyük bir salondu. Projeksiyon ve kürsüye ek olarak, sahnenin sol yanına yerleştirilen bir ekrandan Zeitin sponsorluğunda canlı Twitter beslemesi yapıldı. Etkinlik sırasında sunum yapanların görebileceği şekilde canlı e-yorum oldukça komik (bazen de can sıkıcı) durumlar oluşturdu.
Açılış konuşmalarından sonra Micro$oft'tan Şevket Güler, Microsoft'un yeni açık kaynak yazılım politikasını ve açık kaynak dünyasına yaptığı desteklerden bahseden bir sunum yaptı. Sunum sırasında iki bin satırlık kodu açtıklarından bahsetti ve bunun büyük bir destek olduğu iddiasında bulundu. Açık kaynak yazılım ve özgür yazılım kavramları karmaşası yaşanması nedeniyle bu sunumun beni biraz güldürdüğünü itiraf etmeliyim. Bu sıralar Twitter beslemesinde açık kaynak cengaverlerinin yavaş yavaş belirmeye başladığı anlardı diyebilirim.
Öğle arasından sonra Bilge Adam'dan Sedat Salman, Web'in evrimi, geleceği ve Google'dan bahsetti. Sunum sırasında örnek site olarak 4chan'i göstermesini gülümseyerek karşıladım. Web'in evriminden bahsederken İnternet'in lağımını ekranda görmek oldukça manidardı.
Ardından (yine) Microsoft İnsan Kaynakları Departmanı'ndan Pınar Sürmeli, teknoloji şirketlerinde kariyer imkanlardan bahsetti. Microsoft staj olanakları ile ilgili bilgi verilen sunum, benim için oldukça sıkıcıydı.
Cumartesi günkü seminerler hızlı başladı. Sabahtan Pardus takımından Gökçen Eraslan ve Bahadır Kandemir, özgür yazılım hareketi, Pardus işletim sistemi ve Pardus geliştiriciliği hakkında güzel bir sunu yaptılar. Twitter beslemesinde mesaj yağmuru görülebiliyordu bu sırada.
Pardus takımından sonra TTAF Fiber Optik Grup Başkanı olan İhsan Mutlu'nun "Türkiye'de İnternet altyapısı ve ağ teknolojileri" konulu, ancak daha çok motivasyon yönelimli güzel bir semineri vardı.
Öğleden sonra dileyenler Pardus takımının düzenlediği Özgür Yazılım Atolyesi'ne katılarak Python, Qt ve Pardus geliştiriciliği konusunda bilgilendirildiler. Seminer salonunda ise EMO'nun düzenlediği, "Bilgisayar mühendisliğinin günümüzdeki durumu ve önemi" konulu bir seminer vardı. Mesleki odalarının meslek grupları için neden önemli olduğu, Bilgisayar Mühendisliği odasının kurulmasının gerekliliği konuşuldu. Karşılaşılan problemler, odanın kurulması için gerekenler gibi konularda fikir alışverişi yapıldı.
Dikkat çekici sunumlardan bir diğeri ise Çanakkale 18 Mart Üniversitesi'nden bir grup gönüllü meslektaşın geliştiriciliğini yaptığı 64 bit Pardus idi.
Akşam gittiğimiz sema gösterisi ise etkileyici idi.
Pazar günü sunum, kongreye sürpriz bir ziyaret yapan Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşması ile başladı. Bilişim hukuku ve İnternet'te sansür konulu seminerden sonra bir sonraki yıl için aday olan üniversiteler olan Harran Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Yeditepe Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi sunumlarını yaptılar. Oylama sonucunda seneye ev sahibi olacak olan üniversite Yeditepe Üniversitesi oldu.
Selçuk Üniversitesi'ne kusursuz etkinlik için teşekkür ederiz. Seneye Yeditepe Üniversitesi'nde görüşmek üzere...